23 Eylül 2014 Salı

katkısız sevgi denince

Katkısız sevgi denince benim ilk aklıma gelen ailem ve çocukluğum oldu. Çünkü çocuk kalbimde katkı yoktu. Kirlenmemişti dünya.

Anne baba ve kardeşlerle yaşanan o güzel çocukluk günleri...

Ne kadar da çabuk geçiyor değil mi zaman?
En büyük dertlerimizden biri sınav stresi, karne heyecanı değil miydi?
Ne zaman yüklendik bu kadar yükü omuzlarımıza? Üniversiteyi kazandık mı, iş stresi, evlilik telaşları, kariyer mi yapmalı, çocuk mu yapmalı soruları, bir ev sahibi olalım borca girelim heyecanları, daha büyük bir araba almanın zamanı gelmedi mi... Hep daha çok iş, daha çok çalışma, daha çok fedakarlık...

Katkısız sevgi benim için artık eşim, kızım...

Bizim sevgimizde katkı yok, %100 doğal
Stresten, dünya telaşından ayrılmış zamanlar ailemizle birlikte geçirdiğimiz zamanlar.

Biz apartmanın bahçesinde yakartop oynar, voleybol turnuvaları düzenlerdik. Tan Apartmanı Gazetesi çıkarmıştık hatta. Komşularımızın hep bizimle yaşıt çocuğu vardı. Sabah akşam beraber oynardık. Devamlı bir şeyler anlatır hep gülerdik. 
''Bir dünya bırakın biz çocuklara, kirlenmiş olmasın göz yaşlarıyla'' şarkısıyla gözlerimiz dolardı. 

Oysa benim kızımın apartmanda bir tek yaşıtı bile yok. İstanbul gibi bir şehirde komşuluk ilişkilerinin devam ettiği bir apartmanda yaşıyoruz, çok şükür. Komşularımız - Badem'in arkadaşları yaş ortalaması 55 diyebilirim :)

Umarım çocuklarımız çocukluk hatıralarını özlemle, sevgiyle anacaklardır. 
Umarım uzun yıllar çocukluklarını doya doya yaşarlar ve içlerindeki çocuğu ömür boyu yaşatırlar.

Biraz da çılgın olmazsan hayattan nasıl keyif alırsın?

http://katkisizsevgi.com/


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yazan eller dert görmesin..